Advert
SAVARONA YATINDA HAZIRLANAN MEKTUP
Yalçın AKBULUT

SAVARONA YATINDA HAZIRLANAN MEKTUP

Bu içerik 211 kez okundu.

Kendisinin küllerinden doğan bir millet düşünün o millet Türk Milletidir.Kaç kere kendi içinden yıkıldı fakat  esaret denilen şeyin bu millete yakışmayacağı için,her zaman bir Kurtuluş mücadelesi vermekten geri kalmadılar.Türk milletinin azim ve kararlılığı nasıl galip geldi,bunları bilmekte fayda var.Atatürk ve silah arkadaşlarının arkasında koca bir Türk ulusu vardı,o ulus ki Atasına sonuna kadar inanmış ve onun izinden bakın bir yüzyıl geçmesine rağmen aynı azim ve kararlılıkla gitmeyi sürdürmektedirler.Atatürk'ün  yaveri Salih Bozok Atatürk'ü çok sevmekte ve ona çok sadık kalmakta olduğunu yaptığı icraatlarda hep okuduk ve dinledik,bir gün oğlunu yanına sesler ve derki oğlum bak sen artık 17 yaşına geldin her şeyi anlar durumdasın bak Atatürk hasta eğer bir gün Ata ölürse bil ki bende aynı saatte ölmüş olacağım onun için sen ailemize iyi bak diye tembihte bulunur.Oku aynı zamanda da memlekete yararlı bir evlat ol der. 
Babasının intihar edeceğini anlayan Muzaffer Bozok üzülmüş ancak babasına hiçbir şey söyleyememiş ve bitkin bir vaziyette eve dönmüştü. Salih Bozok Atatürk'ün doktorlarına kalbine mi yoksa beynine mi silah sıksa daha etkili ölüm olur diye sormuş kalbine ateş ederse etkili bir ölüm olacağını öğrenmişti. 
İntihara o kadar kararlıydı ki Atatürk'ün ölümünden 5 ay kadar önce 7 Haziran 1938'de biri çocuklarına, diğeri eşi Pakize Hanım'a olmak üzere Savarona yatında iki mektup hazırlamıştı. Eşine yazdığı mektuptan bazı bölümler şu şekildeydi:
 “Sevgili Pakize; Ben hayatımı Atatürk'ümüzün hayatına bağlamış ve ondan sonra yaşamamaya karar vermiş bulunduğum için hayatıma nihayet verdim… Her şeyi kemal-i sükûnetle karşılayarak çocuklarımla sıhhat ve afiyetle yaşamını dilerim..''diye mektup bırakmış,
 10 Kasım 1938 sabahı saat 9.05'te Atatürk gözlerini yumduktan sonra saat 9.30'da alt kattan bir el silah sesi duyulmuş ve oraya varıldığında yaveri Salih Bozok'un intihar ettiği görülmüş derhal Şişli'de ki Sıhhat yurdu hastanesine kaldırılmış mermi tam kalbe isabet etmediği görülmüş ameliyata alınmıştır. Bu hikâyeyi siz değerli okurlarımla paylaşırken Atattürk'e ve onun değerlerine adanmış bir yaşamdan söz ediyorum.Vatan uğruna birlikte mücadele eden inanmışların birbirlerine  ne kadar bağlı olduklarını görmekteyiz. Bugün bir darbe girişimi ile ülkemin demokrasisine kastedenler aslında insanımın yüzyıllardır birbirine duyduğu güven duygusuna ve içinde yaşadığı bu değerlere de kastediyor.
Bir eğitimci olarak,Ülkesini seven ve Cumhuriyetine bağlı, demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten ve laiklikten yana nesiller yetiştirebilseydik belki de bugün bu olaylar yaşanmayacaktı. Oysa devletin kurumları Cumhuriyet rejimine bağlı bireyler yetiştirmek yerine birilerine yandaş yetiştirmeyi tercih etmeseydik  ülkenin içerisine nifak tohumu eken insan yetişmesini azaltmış olurduk belki,böylece bu ülkenin temellerini atanSelanik yetiminin kurduğu Cumhuriyette tehlike atlatmayacaktı.Eğitim çok önemli çocuklarımız iyi yetiştirilmeli Güneydoğuda ihanet şebekesi içerisinde olan 14 bin öğretmen başka yerlere tayin edilmemeliydi, onların derhal öğretmenlikten ilişiği kesilmeliğdi..Çünkü bunlar orada vatana ihanet çemberinin içerisine girmişler ve dağa elaman gönderen bir çete oluşturmuşlardır.Feto ne kadar bu ülkede tehlike ise PKK/PYD  de o kadar tehlikelidir.

DİĞER YAZILAR
Bu Konuyu İlk Önce Sen Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KULAKTA EN SIK GÖRÜLEN 5 HASTALIK!
KULAKTA EN SIK GÖRÜLEN 5 HASTALIK!
Kocaeli Emniyeti göz açtırmıyor
Kocaeli Emniyeti göz açtırmıyor