KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, 4. kez İKV başkanlığına seçildi

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV)’nın 59’uncu genel kurulu vakfın İstanbul’da bulunan merkezinde gerçekleştirildi. 3 dönemdir İKV Başkanlığı görevinde bulunan Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, 4. kez başkan seçilerek güven tazeledi. Halihazırda TOBB Başkan Yardımcısı ve KOSBAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevleri de bulunan Zeytinoğlu, 2015 yılında İKV Başkanı olarak seçilmiş ve o günden bugüne 3 dönemdir bu görevi başarıyla yürütmekteydi.

KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, 4. kez İKV başkanlığına seçildi
KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, 4. kez İKV başkanlığına seçildi Yalçın AKBULUT
Bu içerik 59 kez okundu.

BAKAN YARDIMCISI VE KONUKLAR

17 kişilik yönetim kurulu ve 2 kişilik denetim kurulunun seçildiği genel kurula; Dışişleri Bakan Yardımcısı AB Başkanı Büyükelçi Sn. Faruk Kaymakcı, TOBB Başkan Yardımcısı Ali Kopuz,  İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekip Avdagiç ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, KSO Meclis Başkanı Hasan Tahsin Tuğrul, Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) Başkanı Necmi Bulut, İKV genel kurul delegeleri, mütevelli ve kurucu kurum temsilcileri, vakıf destekçileri ile davetliler katıldı.Divan başkanlığının seçimiyle başlayan genel kurulda divan başkanı İTO Başkanı Şekip Avdagiç, KOTO Başkanı Necmi Bulut ile İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas seçildi. Genel kurul, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın söylenemesiyle başladı. 

İLK KONUŞMAYI ZEYTİNOĞLU YAPTI

Ardından konuşmalara geçildi. İlk konuşmayı İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, şunları söyledi: “Önceki Genel Kurulumuzu yaptığımız 13 Temmuz 2020’den bu yana gerek Dünya ve Avrupa, gerekse ülkemizde hareketli ve çalkantılı gündem devam etti. Geçtiğimiz genel kurulda henüz Türkiye’de aşılama başlamamıştı. Geçen süre içinde aşılama çalışmaları hızlanarak devam etti. An itibarıyla 18 yaş ve üzeri nüfusun % 84’üne tek doz aşı yapılmışken, iki doz aşı uygulananların nüfusa oranı % 66. Ne yazık ki gerek ülkemizde gerekse Dünyada hala aşı karşıtları var ve bu konudaki bilgi kirliliği devam ediyor.

NORMALLEŞME HIZLANDI

Öte yandan, aşılamaların artması ile birlikte ekonomide normalleşme de hızlandı. Güncel verilere baktığımızda, geçtiğimiz 12 ayda 10 kez aylık ihracat rekorlarının kırıldığını görüyoruz. İhracatta Avrupa’nın aldığı paya bakınca da dış pazar açısından AB’nin önemini daha iyi anlamak mümkün. Türkiye'nin Avrupa Birliği ülkelerine yaptığı ihracat ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artarak 40 milyar 857 milyon 72 bin dolara yükseldi. AB’ye ihracat toplam ihracatın yüzde 38,92’sini oluşturdu.  Sanayi üretimi gibi hizmet sektörlerinin de yeniden hız kazanması ile ekonominin daha olumlu bir rotaya girmesi söz konusu.

İKİZ HEDEF OLARAK BENİMSEDİ

Bunun yanında başta enflasyon olmak üzere yapısal bazı sorunların çözümü için çaba harcama gereği devam ediyor. En büyük dış pazarımız olan AB’deki dönüşüme uyum sağlama ihtiyacı da ek bir meydan okuma oluşturuyor. AB, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Dijitalleşmeyi ‘ikiz hedef’ olarak benimsedi. Tüm dünyada da görülen ve Avrupa’da daha da öne çıkan bu hızlı değişimine ayak uydurabilmemiz çok önemli. Avrupa’da mevcut Pazar payımızı koruyabilmemiz ve giderek artan rekabet ile baş edebilmemiz için ekonomide yeşil ve dijital dönüşüm için köklü adımlar atmalıyız.  Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında 14 Temmuzda açıklanan “55’e Uyum” paketi AB’nin 2030 iklim hedeflerine ulaşmak için uygulanacak politika ve önlemleri içeriyor.

İHRACATTA KARBON FİYATLANDIRMASI

Bu kapsamda ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ ile 5 enerji yoğun ürün grubunda AB’ye ihracatta karbon fiyatlandırması söz konusu olacak. Bu durum ihracatta ek bir maliyet anlamına geliyor ki yapılan hesaplara göre bu 1,8 milyar avroya kadar çıkabilir. Rekabet gücü kaybı da eklenirse bu tahminlerin çok daha üzerinde rakamlara ulaşılabileceği görülüyor. Türkiye’nin Dünya toplam emisyon içindeki payı yüksek olmasa da (Dünya toplamının % 1’i) emisyon artış hızı yüksek bir ülke.  1990’dan 2015’e sera gazı emisyonları % 110,4 oranında arttı. BM çerçevesinde ulusal katkı beyanına baktığımızda Türkiye’nin 2030’a kadar toplam emisyon miktarından değil öngörülen artıştan % 21 azaltma yapmayı taahhüt ettiğini görüyoruz. AB ise bu süreç içinde ekonomik büyümeyi kaynak kullanımından ayırarak, büyümeye devam ederken, emisyonlarda azalma sağlamayı başardı.

POZİTİF GÜNDEM ÇABASI

AB küresel emisyonların yaklaşık yüzde  10’undan sorumluyken, emisyonları 1990’a göre % 25 azalttı. Aynı süreç içinde AB ekonomisi yüzde 61 büyüdü. Karbonsuzlaşmak için bizim de ekonomiyi bu şekilde örgütlememiz gerekiyor. Enerji ve sanayi kaynaklı emisyonların azaltılmasında en önemli araçlardan biri de karbon piyasaları. Bu kapsamda Türkiye’nin de AB ile uyumlu Emisyon Ticaret Sistemini kurgulaması ve hayata geçirmesi gerek.  Tabii hem Yeşil Mutabakat hem de dijital gündem Türkiye-AB ilişkilerinde Pozitif gündem yaratma çabaları ile yakından ilişkili. Özellikle Türkiye-AB Gümrük Birliğinin güncellenmesi çerçevesine mutlaka bu konuların da dahil edilmesi gerekiyor. İki taraf için de fayda sağlayacak bir ekonomik ilişkinin hizmetler ve tarım da dahil olmak üzere tüm sektörleri içermesi ve e-ticaret ve dijital standartlar ile yeşil dönüşümü de kapsaması gerekli.

YÜRÜYÜŞÜMÜZE DEVAM EDECEĞİZ

Ayrıca iyi işleyecek bir ilişki için etkili danışma ve uyuşmazlıkların çözümü mekanizmaları ile kişilerin dolaşımını kolaylaştıracak vize serbestliği gibi süreçlerde ilerleme sağlanması gerekiyor. Bu şekilde özellikle gümrük birliğinin modernizasyonu ilişkileri yeniden canlandırabilir. Ancak nihai hedef tam üyelik olmaya devam etmelidir. Türkiye’nin AB karar alma süreçlerinde masada eşit bir taraf olması taviz verilemeyecek bir hedeftir.”  “İKV olarak 56 yıl önceki kurucularımızın ve başta TOBB olmak üzere mütevelli ve destekçi kuruluşlarımızın bize çizdiği yolda yürüyüşümüze devam ediyoruz” diyen Zeytinoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Küresel gündemi kaçırmadan, AB ve Türkiye-AB ilişkilerine odaklanıyor ve araştırma ve faaliyetlerimiz ile Türkiye’nin Avrupa’nın dışında kalmaması ve AB ile bütünleşmesini güçlendirmesi hedefine hizmet ediyoruz. İKV’nin analiz, araştırma, görüş oluşturma, kamuoyunu yönlendirme, iş dünyasına rehberlik etme, AB’de temsil gibi çeşitli görevleri var. Bu görevleri yerine getirirken, küresel eğilimleri, AB ve Türkiye’deki koşulları dikkate almamız gerekiyor.

GÜNDEME HAKİM OLDU

Geçtiğimiz genel kuruldan bu yana ise Covid 19 sonrası normalleşme süreci ve sözünü ettiğim ikiz dönüşümler gündeme hakim oldu. Bunun yanında yine son dönemde yakından izlediğimiz bir konu da Brexit süreci idi.  2016’dan beri bir ileri, iki geri şeklinde ilerleyen bu süreç nihayetlendi ve Birleşik Krallık 31 Ocak 2020’de resmen AB’den çıkmış oldu. Ancak Türkiye’de bazı şüphecilerin öngördüğü gibi Brexit AB’nin sonu olmadı. Bilakis AB kendini güçlendirmek için adımlar attı. Mali piyasalar açısından Dünyanın en önemli başkentlerinden olan Londra, Brexit sonrasında işlem hacminde Amsterdam’ın gerisinde kaldı. 

TEPKİYLE KARŞILANDI

Türkiye için AB’nin BK ile anlaşmasının hemen sonrasında bir STA imzalanması önemli bir başarıydı. Ancak bu STA’nın Gümrük Birliği kadar ticaret kolaylığı sağlamaması AB ile gümrük birliği ortağı olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Öte yandan, Birleşik Krallığın da küresel güç olma hedefleri doğrultusunda yeni ittifaklar oluşturma hamlesi içinde olduğunu görüyoruz. Son olarak, ABD, İngiltere ve Avustralya Hint-Pasifik bölgesinde savunma alanında yeni bir ittifak oluşturdu.  Bu adım Fransa tarafından tepkiyle karşılandı. Tıpkı ekonomi ve ticarette olduğu gibi savunma alanında da bölgeselleşme ve değişen ittifaklar sistemi AB’nin Türkiye ile ilişkilerini geliştirmesi ihtiyacını daha da artırıyor. Komisyon Başkanı von der Leyen’in 2021 Birliğin Durumu konuşmasında belirttiği gibi AB’nin Savunma Birliği kurma ihtiyacı hissediliyor. Burada Türkiye’nin sağlayabileceği katkı Avrupa’nın savunma alanındaki açığını özellikle Brexit sonrasında doldurabilecek nitelikte.

AVRUPA’NIN GELECEĞİ TARTIŞMALARI

 1-2 Ekim 2020’deki AB Zirvesinde ilk olarak gündeme gelen Pozitif Siyasi Gündem ve paralelinde Doğu Akdeniz’deki gerilimi azaltıcı gelişmelerin olması ilişkilerin gelişmesine yönelik ümit verdi. Bunun yanında 9 Mayıs 2021’de başlayan Avrupa’nın Geleceği Konferansı AB’nin ihtiyaç duyduğu reformlar için bir tartışma ve görüş alış verişi ortamı sağlıyor. Türkiye gibi aday ülkeler bu sürece dahil edilmese de, sivil toplum örgütü olarak AB Başkanlığımızın da desteği ile Avrupa’nın Geleceği tartışmalarına katkı sunmak için webinarlar düzenliyoruz. Yeşil Mutabakata uyum konusunda kamuoyunu uyarma ve bilgilendirme görevini yapıyor ve bu konuda bir Sivil Toplum Platformu oluşturmak için çalışmalara devam ediyoruz.

TÜRKİYE’NİN AB UZMANI

İKV olarak pandemi döneminde çevrim içi teknolojileri de kullanarak etkinliklerimizi sanal ortamda devam ettirdik. Türkiye ve AB’yi ilgilendiren kritik konuların ele alındığı 31 webinar düzenlendi. Bunun yanında, kamu kuruluşları ve bakanlıklar, oda ve borsalar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının düzenledikleri çeşitli webinarlar ve çevrim içi toplantılarda 100’ün üzerinde sunum ve konuşma yaptık. Yayın ve araştırma faaliyetlerimiz, projelerimiz, AB Bilgi Merkezi faaliyetlerimiz yine aynı şekilde ekibimiz tarafından yürütüldü. Daha önce ülke ülke, il il dolaşarak yaptığımız seminerlerin yerini webinarlarımız aldı. Şimdi tekrar yüz yüze etkinliklere başlamış bulunuyoruz. İş dünyamızın göz bebeği kuruluşu, “Türkiye’nin AB Uzmanı” olmanın sorumluluğu ve onurunu taşımaya devam ediyoruz. 

AVRUPALI TÜRKİYE VURGUSU

Geçtiğimiz hafta Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen Birliğin Durumu konuşmasını yaptı ve konuşmasını “Viva l’Europa” sözleri ile bitirdi. Ben de “Yaşasın Türkiyeli Avrupa, yaşasın Avrupalı Türkiye” diyerek sözlerimi bitiyorum.   Sözlerime son verirken, Sayın Bakanımıza her zaman İKV’ye verdiği güçlü destek için şükranlarımı sunuyorum. Başta TOBB olmak üzere mütevelli ve kurucu kurumlarımıza ve destekçilere İKV’ye yaptıkları katkılar için teşekkürlerimi sunarım.  Ayrıca İKV’nin yönetiminde birlikte görev yaptığımız çok değerli Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu üyelerine ve Vakfımızın çalışmalarını yürüten çalışkan ekibimize teşekkür ediyorum.”

BAKAN YARDIMCISI KAYMAKCI: OBJEKTİF BİR KURUM

Ardından İSO Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, TİM Başkanı İsmail Gülle ile TOBB Başkan Yardımcısı Ali Kopuz söz alarak Türkiye-AB ilişkilerinin canlandırılması ve kapsamının genişletilmesi konusundaki görüşlerini paylaştılar. Son olarak Dışişleri Bakan Yardımcısı AB Başkanı Faruk Kaymakcı söz alarak, “AB süreci sadece dış politikamız için değil iç politikamız için de çok önemli. İKV, AB sürecimizde en etkili, en doğru bilgiyi veren ve en objektif kurum. İKV, objektif bir şekilde AB politikalarını ortaya koyan bir kurum” dedi. AB ilişkilerine değinen Kaymakçı, katılım müzakerelerinin devamı için reformların titizlikle devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.  

İKV’YE TEŞEKKÜR ETTİ

Avrupa’nın geleceği konusunda da görüşlerini paylaşan Kaymakcı, İKV ile birlikte bu konuda önemli toplantılara imza attıklarından bahsetti, “İKV ile ilk toplantımız AB kimliği üzerine oldu. 9 konuda toplantılarımızı sürdürecek,  AB’nin geleceğiyle ilgili bir Avrupa ülkesi olarak fikirlerimizi paylaşacağız” ifadelerine yer verdi. Kaymakcı son olarak, “Türkiye-AB ilişkileri hep inişli çıkışlı oldu. Bu ilişki bir egemenlik ve çıkar ilişkisidir yoksa bir özenti ya da  saplantı ilişkisi değil. Bu süreci ne kadar hızlandırabilirsek o kadar yararımıza olacak diye düşünüyorum. Bu anlamda ne doğru bilgileri paylaşan Türkiye’nin AB uzmanı İKV’ye teşekkür ediyorum” diyerek Zeytinoğlu’na ve yönetimine görevlerinde başarılar dileyerek konuşmasını noktaladı. 

AÇIK OYLAMA YAPILDI

Ardından faaliyet raporları delegelerin onayına sunuldu ve oy birliğiyle kabul edildi. Son olarak açık oylama usulü ile yeni yönetim kurulu seçildi. Ayhan Zeytinoğlu yeninden güven tazeledi ve teşekkür konuşmasını yapmak için kürsüye çıktı. Zeytinoğlu, “Bizleri yeniden göreve seçen delegelerimize teşekkür ediyor, sizlere layık olmaya çalışacağımızı belirtmek istiyorum” dedi.  Genel kurulun tamamlanmasının ardından Zeytinoğlu, yönetim kurulu ile birlikte yeni dönem ilk toplantısını gerçekleştirdi. 

 

İKV YÖNETİM KURULU

Ayhan Zeytinoğlu  (Başkan)     

Prof Dr. Haluk Kabaalioğlu

Sedat Zincirkıran 

Atila Menevşe

Ömer Gülsoy

Mehmet Kaya

Dr. Zeynel Abidin Erdem

Tuncay Şahin

Ali Sami Aydın 

Celal Kaya

Levent Taş 

Yavuz Altun 

Süleyman Uyar 

İsmail Gülle

Can Yücaoğlu 

Akansel Koç 

Hakkı İsmet Aral

DENETÇİLER

Mustafa İçöz  

Türker Ateş

#KSO Zeytinlioğlu#
Bu Konuyu İlk Önce Sen Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bakan Koca'dan vaka paylaşımı
Bakan Koca'dan vaka paylaşımı
Özel Çocuklarımız Önemli Başarılar Elde Ediyor
Özel Çocuklarımız Önemli Başarılar Elde Ediyor