Dündar değerlendirmesinde şu görüşlere yer verdi: “Güç odakları gizli ve açık bir şekilde Türk Cumhuriyetlerini arka bahçeleri yapmak amacı ile planlı bir şekilde çalışıyorlar. Rusya, 70 küsur yıl buraların bütün maddi ve manevi değerlerini kendi çıkarına sömürdü. Bağımsız olmalarına rağmen buraları kendi arka bahçeleri olarak görüyor. Türk Cumhuriyetleri üzerinden elini çekmek istemiyor. Bunun için de buralarda açık ve gizli güçlü lobi çalışmaları yapmaktadır. Kendi çıkarını öncelikli gören insanları besleyip destekleyerek yeri ve zamanı gelince güç olarak kullanmayı da çok iyi biliyorlar.

Provokatörlerin ileriye sürdükleri birçok bahane ve  oyunlarına bilerek veya bilmeyerek katkı veren insanlarda ülkeyi idare edenleri zora düşürerek dışarıdan olayı tertipleyen ülkeden yardım ve destek almaya zorlamak da planın bir parçası oluyor. Birçok konuda Rusya-Çin dayanışması da Rusya’nın elini kuvvetli kılmaktadır. Artık Kazakistan’ın davetini bayram sevinci ile karşılayan Rusya kendisinden ayrılan birçok Devletlere tek kurtarıcı görünümünde olup ayrıca gözdağı da vermektedir. Kafkasya’da batılı birçok devletlerde (Amerika, İngiltere ve Fransa) gibi yatırım yaparak kendi taraflarına çekmek için çaba içinde oldukları da bilinmektedir. Bilek güreşini kazanan akıl, imkan ve cesaret oluyor.

“11 OCAK’TA DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANIYOR”

Kazakistan’da başta petrol olmak üzere yapılan zamlar ileri sürülerek yapılan protestoların sonucunda ölümler, yaralanmalar ve tutuklamalar olup bir anda kaos ortamı yaratıldı. Davet üzerine olaya Rusya müdahale ederek olaya el koydu. Kendi aralarındaki birlik oluşturan Ermenistan gibi Devletlerden de askerler Kazakistan’a geldiler. Olay bütün boyutları ile Dışişleri Bakanları tarafından ele alınıp değerlendirilecektir.

“SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIMIZIN ÜZERİNDEKİ TARİHİ GÖREV”


Kuruluş amaçları ne olursa olsun Milli konularda Sivil Toplum Kuruluşlarımızın tes ve tek nefes olması bizi güçlü kılıp başarıya götürür. Elbette ki farklı düşünceler olacaktır. Ama geleceğimizi belirleyen milli davalarda ortak akılla mutlaka birlikte hareket etmek hepimizin tarihe borcumuzdur. Yıllardır Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonumuz olarak birçok ülkelerde toplantı ve konferanslara katılarak yakinen gördük ve yaşadık ki Türkiye’nin etki alanı ve arka bahçesi çok büyüktür. Bu gücü birleştirmek parlak ve sağlıklı geleceğimiz için şarttır. Yıllarca ayrı düşürülen Türk ve Kardeş oldukları unutturulmaya çalışan bu büyük gücü kucaklayarak harekete geçirmenin yol haritasını İsmail Gaspıralı şöyle özetlemiştir.


1– Dilde ve alfabede birlik.

2– Fikirde birlik.

3– İşte birlik.

İnanarak, bilerek ve güvenerek yola çıkmak yeterlidir. Yaşama hakkımızın mücadele gücümüz kadar olduğunu hiçbirimizin unutmaması gerekir. Bilinçsiz, korkak ve bencil insanların ve toplumların başarma şansları olmadığı gibi başka güçlerin emirleri altında ömürlerini ziyan ettikleri tarihin örnekleri ile doludur. Başarısızlık değil başarı kaderimiz olmalıdır. Başarı ve başarılar birlikteliğimizdedir.

“KENT KONSEYLERİNİN GÜCÜ”

Kent Konseyi her şeyden önce bir Sivil Toplum Örgütüdür. Kuruluş amacı; kent bilinci içinde olup Kentine sahip çıkmak, kentine karşı sorumluluğunu yerine getirip daha iyi ve güzel yaşanabilir kenti için mücadele etmek duygusu ile hareket etmek. Yerelde kentine sahip çıkmak genelde ülkesine sahip çıkmaktır. Kocaeli Kent Konseyi hedefini ve çalışma alanını tarihi sorumluluğunun bilinci ile geniş tutarak Türk Dünyası Akraba ve Toplulukları Çalışma Komisyonunun kurulması kararını almıştır. Çalışma Komisyonunu kurmam için Komisyon Başkanlığı görevine getirildiğimi resmi olarak bildirdiler. Kocaeli, Türkiye ve Türk Dünyamızdan birçok değerli ve dalında uzman konu hakkında bilgi ve emek sahibi kişilerle görüşmelerimiz sonucunda şimdilik 22 kişilik komisyon üyesi tespit edilmiştir. Çalışmalar titizlikle devam ediyor. Marmara Depremi sonrası Amerika eski Başkanı Bill Clinton Türkiye ziyaretinde şu fikrini açıklamıştı. ‘21 Asrın ne şekilde olacağı Türklerin kendilerine biçeceği role göre şekillenecektir’ Bu veciz ve tarihi sözü hatır ve gönül için söylememiştir.  Geleceğimizin ve başarımızın birlikte elde edeceğimiz duygu ve düşüncelerimle sizleri selamlıyorum”