İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer; televizyonun insan hayatına girişi, tarihsel gelişimi ve pandemi döneminde izlenme sürelerindeki artış hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İlk kez 1926 yılında yaşam alanına dahil olan televizyonun başta pahalı bir teknoloji olduğu için her eve giremediğini belirten Doç. Dr. Esennur Sirer, yıllar içerisinde şartların uygun olması ve teknolojinin erişilebilirliği sayesinde televizyon izleme ediminin de arttığını söyledi. 

Sosyal medya aracılığıyla hemen herkesin medyaya içerik oluşturduğu son dönemde sosyal medya mecralarının değişime uğradığını vurgulayan Sirer, TİAK (Televizyon İzleme Araştırmaları Anonim Şirketi)’nin yayınladığı araştırmaya da dikkati çekti. 

Pandemi döneminde televizyon izleme sürelerinde önemli bir artış olduğunun gözlendiğini ifade eden Sirer, “Ülkemizde 2019 yılında ortalama televizyon izleme süresi 4 saat 14 dakikayken 2020 yılında 19 dakika gibi önemli bir artışla bu süre 4 saat 33 dakikaya çıktı. Bu durum pandemi ile ilişkilendiriliyor. 12 Mart 2020 tarihinde dünyada pandemi ilan edilmesinin ardından dört gün sonra 16 Mart 2020 tarihinde ülkemizde de korana virüs pandemik bir hastalık kabul edilip tüm okullar kapatılmıştı. 23 Mart 2020 tarihinden itibaren de anaokulundan lisansüstüne kadar eğitimin her kademesinde uzaktan dijital eğitime geçilmişti. Bu dönemde öğrenciden iş hayatına, yaşlısından gencine pek çok kişi 7 gün 24 saat evde yaşamaya başlamıştı. Bu dönemde pandeminin başladığı andan itibaren ilerleyen süreçte televizyon çok kullanılan bir iletişim aracı oldu. Virüsün etkisini hemen her alanda hissettirdiği ilk dönemde 29 Mart 2020 Pazar günü televizyon 6 saat 48 dakika izlenmişti. Takip eden 2020 yılının Nisan ayında da 6 saatle ile televizyon uzun zamandır rastlanmayan izlenme süresine erişmişti. Teknolojisinin ucuzluğu, hemen her evde var olan tanıdık güvenilir iletişim aracı olması televizyonun izlenirlik oranını artmıştı" diye konuştu.