Milliyetçi Hareket Partisi Amasya İl Başkanlığı ile Amasya Ülkü Ocakları Başkanlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen iftar yemeğine katılan Belediye Başkanı Mehmet Sarı, teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Yemeğe, Başkan Sarı’nın yanı sıra MHP Amasya İl Başkanı Şuayip Ak, MHP Çorum İl Başkanı Agah Karapıçak, MHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Semih Aşkan, Ülkü Ocakları Başkanı Alperen Akpınar, MHP Amasya İl Genel Meclisi MHP Grup Başkanı Mesut Ünal, Göynücek Belediye Başkanı Kadir Fatih Erdoğan, Hamamözü Belediye Başkanı Fatih Bayrakdar, Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan, İl, ilçe parti ve Ocak yönetimleri katıldı. Programda ilk olarak Ülkü Ocakları Başkanı Alperen Akpınar ve MHP Amasya İl Başkanı Şuayip Ak birer konuşma gerçekleştirdiler.

‘BENİM TEK DERDİM VAR, NAZLI DAVAMIZ OLAN ÜÇ HİLALİN, GÖKLERDE DALGALANMASI’
Hiçbir dava arkadaşının gözünü yere baktırmamak, şapkasını yere eğdirmemek için elimden gelen gayreti gösterdiğini söyleyen Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şunları kaydetti;
“Ben hepinizin oradaki temsilcisiyim, hepinizin kardeşi, hepinizin yoldaşı, hepinizin arkadaşıyım. Millet gibi öyle sükseli bir belediye başkanlığı yapmıyorum. Cefa bende, çile bende. Tek derdim var, mahzun kalmış, boynunu yere eğmiş, çabaları çoğalmış arkadaşlarımın dik yürüyebilmelerinin, dik duruşlu olabilmelerinin, haklarının gasp edilmemesi için elimden geleni yapıyorum. Arkadaşlar geldiğim günden beri belediye başkanlığı maaşı almıyorum. Ne harcırah alıyorum, ne yolluk alıyorum. Paranın bir kısmını ülkü ocakları şubemize, bir kısmını da milliyetçi hareket partimizin bölüm bölüm, ilçe ilçe, bölümlerine veriyorum. Hiç kimse bizim para için, pul için, bu işleri yaptığımızı düşünmesin. Benim tek derdim var, tek hasretim var bu nazlı davamızın, üç hilalimizin, göklerde dalgalanması, onun gölgesinde bizim gölgelenmemizdir. Gerisi benim için teferruattır” dedi.

‘ÜLKÜCÜ DURUŞUN, ÜLKÜCÜ VAROLUŞUN, SEVDASINI OMUZLARIMIZDA TAŞIYORUZ’
Türkiye’de Hidro elektrik santrali HES’i ilk defa kuran belediye olduklarını belirten Başkan Sarı konuşmasının devamında;
“Ben yaptığımız bu önemli işin hiçbir belediyede olduğunu düşünmüyorum. Hayata geçirdiğimiz çalışmalarımızın meyvelerini de ödüller alarak ortaya çıkarıyoruz. Ülkücü duruşun, ülkücü varoluşun, sevdasını omuzlarımızda taşıyor, tavrımızı ona göre sergiliyoruz. Diyoruz ki biz ülkücüyüz, milliyetçi hareket partiliyiz, biz bu milletin bir kuruşunu yemeyiz, bir kuruşunun yenilmesine müsaade etmeyiz. Türkiye genelinde cumhurbaşkanlığı belediyeleri kodlar. Biz daha hiç 81 belediyenin içerisinde 20’nin üzerinde olmadık. Hep 12-15’inci sıralarda olduk. Milliyetçi hareket partisi belediyeleri içerisinde de ilk sıradayız. Personelimizin maaşını gününde veriyoruz. Vatandaşlarımızın borcunu gününde ödüyoruz. 500 tane arkadaşımızı işe aldık. Çarpı üç,1500 kişinin evine ekmek giriyor. Amasya’nın sevdası ekmek değil mi? Her ay 1300 tane haneye belediyemizden para çıkmadan yardım dağıtıyoruz. Biz karakterimize şahsımıza uyan, hem de davamın özüne sadakatli kalmak, fakir fukaranın, garip gurabanın asla malına bakmamak kaydıyla belediyecilik yapıyoruz. Ben 1970’li yıllarda neysem hala öyleyim. Bizimde farkımız bu. Ne diyoruz rehber kuran, hedef turan ve kızıl elma diyoruz” diye konuştu.

‘KURBAN BAYRAMININ OLDUĞU AYDA DA İÇME SUYUNU BEDAVA VERİYORUZ’
Türkiye’nin en ucuz içme suyunu verdiklerini ve ulusal kanalların ana haberlerinde Amasya’yı anlattıklarını vurgulayan Sarı;“Kurban bayramının olduğu ayda da içme suyunu bedava veriyoruz. Türkiye’de böyle bir şey yok. İnsanları teleferik’e kavuşturmak için yollar açıyoruz. Yakında teleferiğin hattı tamamlanıyor ve ihalesi olacak. Bu ay içerinde Hilton otelinin ihalesi olacak.2010’dan beri içtiğiniz kuyu suyundan sizi kurtardık. Geldiğim gün, geleceğimden önce söyledim, dedim ki benim sözüm senettir, camide bizim cem evi de bizim, Türkiye cumhuriyeti hukukuna uymayan, Cenabı Hakkın rızasına uymayan, Amasyalının menfaatine olmayan hiçbir işe parmak basmam ve basmadım. Belediye Başkanı olduktan sonra iki tane T formülü koydum. Birisi tavır koyduklarım, ikincisi ise torpil koyduklarım. Torpil koyduklarım; garip gurabalar, fakir fukaralar, belediye başkanın odasını görmemiş olanlar. Tavır koyduklarım ise; benim dediğim olur diyen, bana neden sorulmuyor diyen, herkese tavır koydum. Geldiğim gün neysem tavrım halen devam ediyor.”