Milletleri bir arada tutarak ortak değerler etrafında birleştiren dil, o milletin en temel yapı taşıdır. Dilini kaybeden milletlerin benliğini de kaybedeceği gerçeğinden hareketle dilimizi geliştirerek muhafaza etmemiz, millet olarak geleceğimizi de güvence altına almamız anlamına gelmektedir. Unutulmamalıdır ki milli değerlerimizin gelecek nesillere aktarılmasındaki en önemli vasıta olan güzel Türkçemizin sosyal, kültürel, sanatsal ve bilimsel alanda daha yaygın ve doğru bir şekilde konuşulması ve etkinliğinin artırılması, sadece eğitimcilerimizin değil hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluk bilinciyle hareket ederek Türkçenin geliştirilmesine büyük önem veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk de “Dilin, milli ve zengin olması milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin” diyerek toplumsal bir seferberlik başlatmış, dünyanın en zengin dillerinden olan Türk dilinin hak ettiği yere gelmesine öncülük etmiştir.


Türkçemizi yaşatmak ve tüm varlıklarıyla gelecek nesillere aktarmak, dilimize sahip çıkmak, hepimizin sorumluluğudur. İnsanları bir araya getiren, kaynaştıran, tarihsel, kültürel kodlarımızı yüzyıllar ötesine taşıyan dilimizi, Türk Dil Bayramı’nda kıymetinin farkındalığını yaşayarak daha büyük bir dikkatle ve özenle kullanmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bu duygu ve düşüncelerle, Türkçemizin resmi dil olarak kabulünün yıl dönümünü ve Türk Dil Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.

 

                                                                                                                                          

Seddar YAVUZ 

  Kocaeli Valisi