AdvertAdvert
28 ŞUBAT, İNSAN HAKLARI  VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
Av,NECMİ ÖZEN

28 ŞUBAT, İNSAN HAKLARI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

Bu içerik 606 kez okundu.

28 Şubat,  ülkemizde İnsan Hakları Günü ilan edilmelidir.          
      Türkiyede her 28 Şubat geldiğinde post modern darbeler ve insan hakları gündeme gelmektedir. 
       Türkiyede sistematik olarak en fazla hak ihlallerinin yaşandığı dönem bu dönemdir. Halkın iktidara getirdiği Başbakan Erbakan hükümeti devrilerek halkın iradesi gasbedilmiştir. Devlet ve bankalar yüzmilyarlarca  dolar talan edilmiş çok büyük soygunlar yaşanmıştır. Büyük çoğunluğu muhafazakâr olan halkımızdan hak ihlali neticesinde mağdur edilmeyen insan  çok az kalmıştır. Yüzbinlerce öğrencinin  eğitim hakkı elinden alınmış İmam Hatip Liselerinin kapılarına kilit vurulmuştur.

 Bu dönemde merhum  Gebze  Belediye Başkanı Ahmet Penbegüllü gibi hiç bir  suçu olmadığı  halde akıl almaz işkenceler gören, üniversitelerden atılan memuriyetine son verilen yine Gebze İmam Hatip Lisesi idarecilerinden rahmetli Harun Kasap ve arkadaşları gibi sürgün edilen vatandaşımız çok sayıdadır.
          Hak ihlalleri o kadar traji komik seviyeye gelmiştiki Gebze Belediye Başkanı, rahmetli Ahmet Penbegüllü gibi Devlet Güvenlik mahkemesinde açılan davada,  başörtü taktığı gerekçesiyle yargılananlar olmuştu. Aynı davada yargılanan, Malî Hizmetler müdürü arkadaşımız  başında hiç saç olmadığı halde (erkek personel olmasına rağmen) suçlanması nedeniyle "  türban takarak belediyede dolaştığım iddia edilerek  suçlanıyorum. Ben hayatımda türban takmadım" diyerek savunma yapmak zorunda kalmıştı. 
     
          Türkiye deki insan hakları ihlalleri ve çifte standartlar  sebebiyle hem ülkemizdeki mahkemeler hemde Avrupa İnsan Hakları mahkemesi  âdeta bocalamış hukuk dışına çıkmışlardır.
         Avrupa İnsan Hakları mahkemesi seküler ve laik bir mahkeme olmasına rağmen üye ülkelerde çoğunluğun inanç ve değerlerinin korunmasında hassas davranmaktadır. Farklı inançların korunmasının ve temsilinin, inancı açıklama  ve yayma özgürlüğünün önemli olduğunun altını çizmekte dir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 49 üye ülkenin farklı değerlerine göre karar vermektedir. 
       Türkiye, 28 Şubat süreci ve öncesinde insan halkları din ve vicdan özgürlüğü konusunda katı  seküler tutumu ile Anayasal Diktatörlüğün Avrupadaki baş  temsilcisi olmuştur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahi Türkiye ile ilgili kararlar verirken islam dini mensuplarının aleyhine  kendi değerlerine  tezat teşkil eden tartışmalı ve çelişkili  kararlar vermiştir.
            Almanyada yarım saatte bir  çalan kilise çanlarından rahatsız olan  şahsın açtığı davada  Alman mahkemesi, çoğunluğun inanç özgürlüğünün korunmasını  gerekçe gösterererek davayı reddetmiştir. Davacının  çan sesine katlanmak zorunda olduğunu ifade etmiştir. Avrupa İnsan Hakları mahkemesi de bu kararı tasdik etmiştir. Almanyada ezan okunması ile ilgili davada, Alman mahkemesi,  İslamın Almanyada azınlığın dini olmasını  gerekçe gösterererek ezanın sesli okunması  aleyhine karar vermiştir. 
          Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi azınlıkların çoğunluğa tabi olması gerekliliği hususunda kararlar vermektedir. Ülkelerin dini kimliği vardır. Diğer azınlıkların bunu  kabul etmesi gerekir.  Türkiye ile ilgili 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi öğrencisi  Leyla Şahin davasında Strasburg,  Türkiyedeki mahkemenin  başörtüsü aleyhine verdiği kararı,  onamıştır. Halbuki Türkiyede  başörtüsü örten Leyla Şahin inancının gereği başörtüsünü örtüyordu. İslam Türkiyede de çoğunluğun diniydi. Hem Türkiyedeki mahkeme hemde  Avrupa İnsan Hakları mahkemesi Almanyada olduğu gibi (Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının din ve vicdan özgürlüğünün sınırlanamayacağına dair hükümlerine rağmen) çoğunluğun din ve vicdan özgürlüğunü  koruyan teminat altına alan nitelikte bir  karar vermemiştir. Objektifliğini muhafaza edememiştir. Çifte standart ortaya koymuş,Leyla Şahin ve Türkiye deki müslüman çoğunluk aleyhine karar vermiştir.  
          Avrupada müslüman, musevi, sih gibi diğer azınlıklarla ilgili verilen kararlardada islam aleyhtarlığını görmekteyiz. 
            Mahkeme Paris/ E C Council davasında, musevi başvurucunun cumartesi günü sınav yapılmasına ilişkin iddiasını haklı bulmuş ve devletin  kamusal alan düzenlemelerinin başvurucunun inancının  gerekliliğini yerine getirmesine engel olmaması gerektiğini belirtmiş, buna karşılık  × / Birleşik Krallık davasında, okul saatinde cuma namazına giden müslüman öğretmene işverenin izin vermemesine ilişkin başvuruyu kabul edilemez bulmuştur.
            Almanyada hukuk eğitimi almış akademisyen, Doç dr. Selma Öztürk Pınarında ifade ettiği gibi  Almanya gibi bir çok lâik ülkede de;   "seküler bir devlette din ve devletin ayrı tutulması dinin tamamen kamudan uzaklaştırılması değil bilakis dini teşvik edip desteklenmesi anlamına gelmektedir."  Malesef aynı süreçte Türkiyede  çoğunluğun din ve vicdan özgürlüğü ile insan haklarının muhafazası  konusunda   batı ülkelerindeki azınlık haklarının, korunmasındaki hassasiyet dahi gösterilmemiştir. Avrupa İnsan hakları Mahkemesi Türkiyedeki hak ihlallerini görmemezlikten gelmiştir. Maalesef Avrupa İnsan Hakları mahkemesi PKK, DHKPC ve diğer terör örgütlerinin haklarının korunması konusundaki hassasiyetini, LGBT konusundaki hassasiyetini, müslüman çoğunluğun haklarının korunmasında göstermemiştir.
    Katolonyanın İspanyadan ayrılmak için yaptığı referandumları kabul etmezken, Katolanyanın özgürlüğünü reddederken  Türkiye deki terör örgütü PKK ya destek vermektedir. İsrail Devletinin eleştirilmemesi, anti semitizm konusundaki tavrı, Netenyahunun  karikatürünü çizerek mikrofon yerine bomba tutan karikatür yapan bu suretle Gazze'nin  bonbalanmasını protesto etmek amacıyla karikatür yapan gazetecinin derhal gazeteden atılması avrupanın çifte standardıdır. 
        Batı dünyası ve Avrupa,  insan hakları konusunda, kendi değerleri dışında tüm değerleri reddetmiş, onları küçümsemiş, yok saymıştır. 2 milyar nüfuslu islam dünyasının insanlığa kazandırdığı  değerlerden   bütün  insanlık yoksun bırakılmıştır.
         İnsan haklarının batı menşeyli olduğu fikri yanlıştır. Her coğrafyanın kendine özgü koşullarda oluşmuş değerleri ve insan hakları anlayışı vardır.  Batı, dışında, diğer toplumlarında insanlığa ışık tutacak değerleri vardır. 1993 yılında Asya Ülkeleri Deklarasyonu yayınlanmıştır. Bangkok   Deklarasyonu çok önemli insan hakları kurallarını  ihtiva etmektedir. İnsan Hakları Koruma Kurulunu kurmuşlardır. Ancak İnsan Hakları Mahkemelerini henüz kuramamışlardır. 
        Doğuda  toplum tehdit unsuru olarak algılanmaz. Batıdaki katı bireycilik anlayışı yoktur. Fert kadar aile ve toplumda korunmuştur. Batı ülkeleri dikkatlerini  günümüzde aile değerlerinden ailenin korunmasından  daha çok  LGBT lilerin korunmasına hasretmişlerdir. Hatta İrlanda gibi bazı ülkelerde  kız çocuğunu  kız gibi erkek çocuğunu erkek gibi yetiştirmek cinsiyet baskısı olarak kabul edilmiş, batıdaki bazı ünlülerde doğan çocuklarının cinsiyetlerini söylemeyip çocuklar büyüyünce kendi cinsiyetlerine kendileri karar vereceklerdir demek suretiyle aile ve tolumu temelden sarsacak tehlikeli adımlar atmaya başlamışlardır.
          İslam toplumları ile doğu toplumlarında  da  haklar ödevlerle birlikte yer almaktadır. İnsan korunaklıdır. İslama göre insan eşrefi mahlukattır. Zalim yöneticiye biat zulümdür. Allahın emrine ve kanuna aykırı emre itaat yoktur. 
           Avrupada insan bomboş bir varlıktır. İnsan haklarına din sokulmasın diyorlar. 
           Son yıllarda özellikle son 10 yıldır Asya Değerleri gündeme getirilmektedir. Asya Değerleri içerisinde  aile, eğitim, tasarruf,çalışma, gelenek, toplum ve toplumsal uyum ve ödevler yer almaktadır. Birey toplum içinde anlam ifade eder. Batının aksine insan hakları bir amaç değil araçtır. Ailenin korunması çok önemlidir. Bu sebeplede uyuşturucu ile ilgili  cezalar çok ağırdır. Japonya ve Kore gibi ülkelerde ekonomik ve sosyal haklara çok önem verilmektedir.  Ölünün hakları vardır. ABD Usame bin Ladin' ın cesedini denize attı. Asyada ve doğuda ölünün haklarına riayet edilir. 
         İnsan Hakları her toplumun kendi değerlerine göre şekillenmektedir.İnsan hakları sadece  batıya özgü değildir. 1981 yılında Afrikada, Afrika Birliği üyesi  ülkeleri tarafından  Afrika İnsan ve Halkların  Hakları Şartı  sözleşmesini  imzaladılar.   Avrupa İnsan hakları sözleşmesinden çok daha farklıdır. Gelenekler korunmaktadır.Özgürlüklerin yasalarla sınırlandırılması yoktur. Haklar ve özgürlüklerin yanında ödevlerde vardır. Kollektif insan hakları vardır. Kalkınma  hakkını kabul etmişlerdir. Devletler arası şikayet ve  bireysel başvuru hakkı tanınmıştır. Afrikada 53 devlet sözleşmeyi imzalamıştır.   Faaliyetler, Afrika için çok önemli bir adım olmakla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Konseyi faaliyetleri  yanında emekleme aşamasındadır. Görüldüğü gibi batının sömürgeci zihniyeti ve engellemelerine rağmen  İnsan Hakları alanında uluslararası kurum ve kuruluşlar kurulmaktadır. Bu gelişmeler tüm insanlık için ümit vericidir.
           Ülkemizde yargı ve insan hakları alanında çok önemli adımlar atılmış yargı reformu tekrar gündeme gelmiştir. 
           Yargı reformu yapılırken 28 Şubatın İnsan Hakları Günü olarak ilan edilmesi  mutlaka değerlendirilmelidir. Yapılacak yasal düzenlemelerle hak ihlallerinin tekrarlanmasının önüne geçilmelidir. Adli kolluk kurulması yada emniyette kötü muamele ve işkencenin önlenmesi için tedbirler alınmalıdır. 
             28 Şubat sürecinde Gebze belediye başkanı ve diğer personele yapılan işkenceleri yargıya taşıma imkânımız olmamıştır. Yargı yolunu  kapatmak amacıyla kolluk güçleri her türlü tedbiri almıştır. Mevzuatta yapılacak düzenlemelerle kolluk kuvvetlerini denetim altına alacak düzenlemeler yakılmalıdır. Bu adil yargılanma hakkı ihlallerini ortadan kaldıracaktır.
       İlahiyatçı ve hukukçu   Av  Necmi ÖZEN Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 1.Hukuk Müşaviri

Bu Konuyu İlk Önce Sen Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Büyükakın; Kocaeli basını, güçlü ve etkin yapısıyla şehrimizin gurur kaynağıdır
Başkan Büyükakın; Kocaeli basını, güçlü ve etkin yapısıyla şehrimizin gurur kaynağıdır
SARI: “DOĞRU VE TARAFSIZ HABERLERİ SİZLERDEN ÖĞRENİYORUZ”
SARI: “DOĞRU VE TARAFSIZ HABERLERİ SİZLERDEN ÖĞRENİYORUZ”