GK
gk @ vakahaber.com

Zamanın guruldayan sesi
Geceler, hayal kırıklığı dedi
Bencilce değildi alınan her karar
Çünkü her iki tarafın aleyhine işlenenler var
Kısıtlı hal; kasıtlı tavırlara gebe
Sınırlı hal; sinirli hale bürünür gizlice…
Ne ileri ne geri
Gitgide mümkün olmayanlar silsilesi
Karar; dur durak bilmeyen zamana karşı sadakatin tedbiriydi
Bir türlü nizamı tanımayan karakterler türedi
Ben de olmayan onda varsayılan
Mesela biri; şüpheydi, kemirircesine cevap arayan
2’si 1 arada, 3+1, dört dörtlük yoksa beşi bir yerde miydi aldatan?
Falan filan meydan mı verirdi, kimdi aldanan?
Hamlelerin yeri satranç tahtası
Her taşın şah olması cabası
Aşkla bakmak istediğim teslimiyete ruhum kuşkuyla mı yaklaşacaktı?
Ezber miydi büyük oyun?
Buyurun…
Buyur arkadaşım sen de buyur,
Poligon ya burası serbest atış!
Lakin aşka yasak satış!
Yaprak dökümü yaşanıyorken aşk ne denli adaletli?
En büyük düşmanımdı sessiz ihanetleri
Bilmiyorum usta Allah’ın gücüne gider miydi?
Ama boğdu beni bu gelgit
Yoktu bize tanınan vakit
Ben, beni tedavi edebilirdim de içimdeki onu kim tedavi edecekti?
Varlığıyla ödüllendiremediği serüvene yokluğuyla cezalandırma mücadelesi mi?
En kötüsü; birlikte katedilen yolu yalnız başıma geri dönmemdi
Halbuki yasakları çiğnemek, avaz avaz haykırmak istercesine sevmeler geldi gönlüme onu ilk gördüğümde..
İzleme fırsatı oldu mu dersin ya da ertesi gün koca bir şehrin virane olup başıma yıkıldığı ana şahit oldu mu?
Sanmıyorum…
Göz bebeklerim saklardı elalığını ona baktığımda
Eşitlenirdi gözü karalığına
Kuraldı aynı renk olması
Aşktı gözlerimin savunması
Aldırış etmeden ‘sadece siyahı bil’ dedim
Bakışlarıyla neşelendim
Maviyi gösterdim, pembe dedi, Dubrovski sevgilim!
Okul öncesi eğitim ben miydim?
Meğer rengi kör, ben; projektör, şarjör …
Yapamadım
Kahraman olamadım
O hisler, o duygular misafirperverliğimi gördüler, sonra çıkıp gittiler
Hoş bir seda bıraktılar belki bir gün.. Zaman lehimize işlese de nafile.. Kapanacak göz, sineye çekecek işkembe yok ben de..
Henüz sahip olamadım geviş getirecek meziyete..
Bir varmış bir yokmuş klişesi mi bizi kendimize getirecekti göz bebeğim? 
Realist yaklaşımlara mı tabi tutulmuştuk serserim?
Sen kokan.. Her zerremi dolduran.. Müptelası olduğum baş döndüren kokuna ait aşk büyüktü toz pembe yalana kanan.. Gururluydu vedayı tanıyan..
Minibüslerin ardından bakmayı unutmayan..
Tek kurşunu saklayan…
Haberin ola, vurdu siyahın gözleri     
Vasiyetimdir! Şakaklarına gömsünler beni…