x_akbulut @ hotmail.com

Yaşadığımız hayatın akışı içinde sıkça karşılaştığımız bazen kızdığımız bazen neşelendiğimiz bazen de yaptığımız veya yapmadığımız için pişmanlık duyduğumuz anlar yaşarız. Bu anlar bizleri çok etkilediği içindir ki zaman içerisinde bunalıma girdiğimiz dönemler bile olmuştur.

Oysa ki hayat kısa bir anlık film şeridinin bitmesine benzer. Tıpkı İlkbahar-Yaz-Sonbahar-Kış gibi bir güneşin açtığını kısa bir zaman sonrada bulutların güneşi kapattığı gibi.

Bakalım hayatın devamlılığına nasıl bakabiliriz. Güneş içimizi ısıtırken, yağmur bizi ıslatmayacaktır. Aşka dört elle sarılırken yaşamımızın en güzel günlerinin ışığı bizim yaşam kaynağımız olmayacak mı?

Bakın ya aylarının ayak sesleri gelmeye başladı o güzelim yapraklarını döken ağaçlarımız yeniden tomurcuklarını açmaya başladılar çiçekler adete bizde bu dünya da varız diye dans ediyorlar. Hiç bizler bir çiçek gördük mü artık sonbahar geldiğinde yeniden bahar gelmeyecek, bir daha güneş doğmayacak diye ah etsin? Hiç kelebek gördük mü tırtıl olduğu döneme geri dönmek istesin veya kaderine söverek “Ne vardı değişecek bir daha aynı hakkım olmayacak?” diyerek hayatından memnuniyetsizlik etsin? Ve bizler hiçbir ölü gördük mü “Bir gün daha yaşasaydım!” diye bizlere öbür dünyadan haberler getirebilsin, bu dünyada tamamlamış olduğu hayatına özlemle, tükenmişlikle veya pişmanlıklarla sarılsın? Oysaki bilim adamlarının insan ölürken beyninin EGG sini ölçerek neler düşündüğünü tespit ettiği ve bu incelemede ölürken yaşamında ki en güzel günleri hayal ettiğini düşündüğünü tespit etmişlerdir.

O zaman bizlerden yaşadığımız hayatın tadına vararak yaşamalıyız lakin yarın başka bir hayat olmayacaktır.

Bizler bugün yaşıyorsak hayatın keyfini çıkaralım. Çünkü yarının neler getireceğini kestirmemiz mümkün değil, bakın daha dün evlerinde keyifle oturan Ukraynalıların bugün tepelerine düşecek bombanın korkusuyla yaşadığı bir gerçek değil mi?

O zaman iyi ki varsın güzel hayatım senin bize sunduğun bu güzel günlerin etkisi ile keyf almaya çalışarak yeni güne merhaba demenin keyfini yaşamaya bakmalıyız.